Olay, 24 Kasım tarihinde Umurbey Mahallesi’nde meydana geldi. İddilara göre 35 yaşındaki Murat Zor, arkadaÅŸları olduÄŸu öğrenilen İsmail S. ve Arif Åž. ile birlikte alkol almak için Umurbey Mahallesi’nde bir zeytinlik tarlasına geldi.
Bir süre sonra Murat Zor ile Arif Ş. arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada Murat Zor, aldığı bıçak darbeleri sonrasında şahısların elinden kurtularak başka bir zeytin tarlasına doğru kaçtı. Diğer iki şahıs ise araç ile olay yerinden uzaklaşarak Gemlik merkezine geldi.
Çıkan kavgada bıçaklı saldırıya uğrayan Murat Zor, ağır yaralı haldeyken kendi imkanlarıyla polise haber vermeyi başardı. Ekiplerin bölgede yaptığı arama sonucu yaralı halde bulunan Zor, hastaneye kaldırıldı. Ancak, 10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.

Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü, olayın hemen ardından ise yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucu İsmail S ve Arif Ş. isimli şahısları gözaltına aldı. Saldırıda kullanılan suç aleti, parmak izi ve DNA incelemesi için kriminal laboratuvara gönderildi.
zanlıların ifadeleri ortaya çıktı!
35 yaşındaki Murat Zor isimli şahısın ölümü ile sonuçlanan olay sonrası gözaltına alınan iki kişi şahıstan Arif Ş, olaya ait verdiği ifade de ;

24.11.2025 günü sabah kendi iÅŸlerimle ilgilendikten sonra, öğleden sonra İsmail S. ve arkadaÅŸlarıyla buluÅŸup alkol aldım. Onlardan ayrıldıktan sonra akÅŸam saatlerinde ise İsmail ile birlikte Murat ZOR’u da yanımıza aldık. Umurbey Mahallesi yakınlarında bir yere oturmaya gittik. Orada sohbet ederken Murat’a neden cezaevine girdiÄŸini sordum. Kendisi suç geçmiÅŸiyle ilgili rahatsız edici ve küfürlü konuÅŸmaya baÅŸlayınca aramızda tartışma çıktı. Murat üzerime hamle yapınca kavga etmeye baÅŸladık. O sırada yerde bulduÄŸum bir sopayı Murat’ın yüzüne ve göğsüne doÄŸru vurdum. Murat o kargaÅŸada karanlıktan faydalanıp kaçtı, ben de peÅŸinden gitmedim. Daha sonra İsmail ile arabaya bindiÄŸimizde İsmail’in üzerinde kan lekesi gördüm. Ona ne olduÄŸunu sorduÄŸumda bir ÅŸey yapmadığını söyledi ama durumdan şüphelenip onu arabadan indirdim. Sonra tekrar yanıma geldi, beraber Gemlik ve Kumla tarafına geçtik. Kumla sahilindeyken polisler arayınca yerimi söyleyip teslim oldum. Emniyette Murat’ın bıçaklandığını öğrendim. Ben kesinlikle bıçak kullanmadım, sadece sopa ile vurduÄŸumu kabul ediyorum; bıçaklama suçlamasını reddediyorum.”dedi.

”Ayırmak için arabadan bıçak aldım”
Olayda diğer şüpheli olan İsmail S. ise verdiği ifadede şunları söyledi ;
“24.11.2025 günü saat 14.00 sıralarında dayımın oÄŸlu olan Arif Åž. beni evden aldı ve komÅŸum Murat ZOR ile buluÅŸup Umurbey Mahallesi’ndeki zeytinlik alana alkol almaya gittik. Muhabbet ederken Murat’ın evli kadınlarla ilgili söyledikleri yüzünden Arif ile aralarında kavga çıktı; Arif’in eline bir sopa alıp savurduÄŸunu gördüm. Olayın ÅŸokuyla Arif’i korumak ve onları ayırmak amacıyla arabada bulunan bana ait ekmek bıçağını aldım; araya girdiÄŸim esnada bıçak Murat’a gelmiÅŸ olabilir. Murat olay yerinden kaçtıktan sonra Arif ile birlikte Kumla’ya gittik; Arif yolda benim kanlı montumu ve bıçağı araçtan dışarı fırlattı. Daha sonra emniyetten arandık ve teslim olmak üzere yola çıktığımızda polisler bizi yakaladı. Murat’ın üzerinden bir ÅŸey almadık; olayda kullandığım bıçak ve kanlı mont bana aittir.” dedi.

Dosyayı takip eden Avukat Tuncay İlçim’de yaptığı açıklamada ;
”Dosyaya giren olay yeri raporu ve şüpheli beyanlarına iliÅŸkin açıklamalarda bulunan Avukat Tuncay İlçim, olayın ayrıntılarına dair ÅŸu bilgileri paylaÅŸtı: Müvekkilim Arif Åž. bir mühendistir. Mevcut beyanlar, Murat Zor’u bıçaklayan asıl şüphelinin İsmail S. olduÄŸu yönündedir. Olayın geçtiÄŸi noktada herhangi bir kamera kaydı bulunmuyor. Ancak maktulün sırtından bıçaklanmış olması, saldırganı görüp görmediÄŸi konusunu tartışmaya açmaktadır.” dedi.
Alkol ve Uyuşturucu İddiası
Olayın çıkış noktasına dair deÄŸerlendirmelerini sürdüren İlçim, “Savcılık ÅŸu an son derece titiz bir çalışma yürütüyor. Olayın, maktulün hakaret ve saldırgan davranışları neticesinde; alkol veya uyuÅŸturucu etkisi altında gerçekleÅŸtirildiÄŸi düşünülmektedir. Parmak izi, Adli Tıp raporu, siber incelemeler ve biyolojik materyaller üzerindeki çalışmalar tamamlandığında gerçekler tam anlamıyla gün yüzüne çıkacaktır,” dedi.
