İznik Gölü çevresinde yıllardır tarım yapıldığını belirten İl, kendisinin de bir çiftçi olduğunu vurgulayarak “Ben sizler gibi bir çiftçiyim. Bu gölün kıyısında büyüdüm. Ben çocukken bu kentin tüm tarlaları gölün suyuyla ekiliyordu. Hepimiz buradaydık. O gün kimler yoktu biliyor musunuz? Bu fabrikalar yoktu ; Cargill yoktu, fabrikalar yoktu. Ama biz vardık, su vardı. Çiftçi sayısı daha çoktu, ekilen tarla daha çoktu ama su gürül gürül akıyordu. Biz yüzlerce yıldır buradayız; göl de burada. Fakat ne zaman su azalsa yüzlerce yıldır burada olan çiftçiler hedef gösteriliyor. Mağdur ediliyor. İlk çiftçilerden fedakarlık yapmaları bekleniyor.” dedi.
“Fabrikaya Serbest, Çiftçiye Yasak”
Çiftçilere yönelik kısıtlamalara da değinen İl ” Bu yıl da böyle oldu. İlk çeltik çiftçisi cezalandırıldı. Size bu durumu absürt bir örnekle açıklamak isterim : 106 Ada 13 parseldeki Amerikan firması Cargill’e su serbest. Fabrikanın bitişiğindeki 114 Ada 13 parselde yer alan tarlada çeltik ekimi yasak! Niye biliyor musunuz? Cargill’in babası Washington’dan Trump, çiftçinin babası Gemiç’ten Turan. Çiftçinin Ankara’da dayısı yok, Cargill’in Ankara’da uşağı çok! Şimdi ben sizlere soruyorum: kısıtlama denince neden akla ilk çiftçi geliyor? Küresel sermaye lobileri yok diye mi? Yerli üretim yapıyorlar diye mi? Sesleri çıkmaz zannettiğinizden mi? Ses çıkarmakta inanın kimse Türk çiftçisiyle yarışamaz. Onların sesi çıkmasa biz onlara ses oluruz. Onların arkasında kapı gibi 6 ok var! Onların Ankara’da evladı CHP var! Biz Trump’a ses olamayız ama Türk çiftçisine alnımız ak, başımız dik ses oluruz!” sözleriyle eleştride bulundu.
“İdare-i Maslahatı Bırakın”
Tarımsal üretimin gıda güvenliği açısından önemini ifade eden İl, yetkilileri uyardı: “Ben buradan yetkililere sesleniyorum bu yanlıştan acilen dönün. Odalarda toplanıp poğaça kek yemekle idare olmaz! Olsa olsa idare-i maslahat olur! O yediğiniz poğaçalarda oraya davet etmediginiz Türk çiftçisinin alın teri var! O alın teri var ya o alın teri görev süreniz bitince boynunuza ah olur!
Sizi son kez uyarıyorum: zor günde sırt çevirdiğiniz Türk çiftçisini bir daha yanınızda bulamazsınız. Çifte standartlı adaletsiz uygulamalardan derhal vazgeçin!
Bu göl 20 yıldır kan kaybediyor. Sebebi bellidir. Binlerce yıldır burada olan gölü korumak istiyorsanız; cesur olun! 40 yıldır burada olan fabrikaları denetleyin! Belediyede toplanıp, Amerikan ikramı poğaça çay börek yemekle bu göl kurtulmaz. Cesur olun, mert olun ve kim olduğunuzu unutmayın! Siz de bu şehrin çocuğusunuz. Halk sizden mucize beklemiyor, sadece adalet bekliyor.
Reçete basittir: Bu topraklara olan borcunuzu ödeyin. Aksi takdirde, tarih sizi de tıpkı geçmişteki iş birlikçiler gibi anacaktır. Bizler, Orta Asya’dan bir Yörük çadırıyla geldiğimiz bu topraklarda parya olmayacağız, zeytinimize ve çeltiğimize sahip çıkacağız.” sözleriyle üreticilerin haklarını savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

