Daha önce yayımlanan raporda yüzde 24 olarak açıklanan 2026 yılı ara hedefi ve yüzde 26 seviyesindeki yıl sonu tahmini revize edilirken, orta vadeli öngörüler korundu. Banka, enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9’a gerileyeceğini, ardından orta vadeli hedef olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyor.
Küresel ve bölgesel gelişmelerin dezenflasyon süreci üzerindeki etkilerine değinen Karahan, Mayıs ayından bu yana dalgalı bir seyir izleyen jeopolitik risklerin enerji fiyatları ve enflasyon görünümü üzerindeki baskısının sürdüğünü ifade etti. Temmuz ayında yeniden tırmanan enerji fiyatlarının etkilerinin ağustos ayına da yansıdığına dikkat çekildi.
Sıkı para politikasının tüketim talebinde yavaşlamaya yol açtığını belirten Karahan, bu durumun temel mal enflasyonundaki artışı sınırladığını ve hizmet enflasyonundaki gerilemeyi desteklediğini kaydetti. Hizmet tarafında özellikle kira ve eğitim gruplarındaki yavaşlama öne çıkarken; gıda enflasyonunda olumsuz bir ayrışma, ulaştırma ve haberleşme kalemlerinde ise fiyat artışları gözlendi. Ayrıca, yönetilen ve yönlendirilen ürünlerdeki fiyat artışlarının TÜFE’nin üzerinde seyrettiği bilgisi paylaşıldı.
Sıkı parasal duruşu desteklemek amacıyla 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verildiğini bildiren Karahan, piyasanın likidite ihtiyacının üst banttan yapılan gecelik fonlamalarla karşılandığını belirtti. Türk lirası mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimine odaklanan makroihtiyati tedbirlerin uygulanmasına devam edildiği, 2025’in son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesinin ise 2026’nın ikinci çeyreğinden itibaren belirgin şekilde yavaşladığı aktarıldı.

