Her yıl 29 Ekim – 4 Kasım tarihleri arasında kutlanan Kızılay Haftası, toplumsal dayanışmamızı pekiştirmek, yardımlaşma bilincini güçlendirmek ve insancıl değerleri geleceğe taşımak adına büyük bir önem taşımaktadır.
Yardımseverlik, insanı yücelten en kutsal duygulardan biridir; bu düşüncenin yaygınlaşması dünyamızı güzelleştirir, barış içinde ve kardeşçe bir arada yaşamamızı sağlar. Tarihi kökleri 1868 yılına, Yaralı Askerlere Yardım Derneği’ne (Hilal-i Ahmer) kadar uzanan Türk Kızılayı; dil, din, soy ve ırk ayrımı gözetmeksizin felaketlerin ve mazlumların umudu olmaya devam etmektedir.
Bugün Kızılay; savaşta, depremde, selde, yangında ve salgın hastalıklarda milletimizin ve tüm insanlığın kara gün dostudur. Yurt içinde ve yurt dışında açtığı çadırlar, dağıttığı gıda, battaniye ve ilaç yardımlarının yanı sıra; kan merkezleri, aşevleri, dispanserleri ve gençlik kamplarıyla hayatın her alanında şefkat elini uzatmaktadır. Üyelerimizin aidatları, hayırsever vatandaşlarımızın bağışları ve asil milletimizin bitmek bilmeyen cömertliğiyle ayakta duran bu ulu çınar, kurulduğu günden bu yana başarıyla yürüttüğü görevleriyle halkımızın ve dünya mazlumlarının gönlünde taht kurmuştur.
Aziz milletimizin sevgi, hoşgörü, şefkat, merhamet ve dayanışma kültürünün en somut tezahürü olan Türk Kızılayı’nın bu anlamlı haftasında; toplumsal gelişime katkı sunmak için gece gündüz demeden çalışan tüm gönüllülerimize ve bağışçılarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Felaketlerden ve savaşlardan uzak, barış ve huzur dolu yarınlarda hep birlikte var olabilmek ümidiyle; tüm Orhangazili hemşerilerimin ve Kızılay ailesinin Kızılay Haftası’nı en kalbi duygularımla kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

