Öncelikle tüm İslam aleminin geçmiş Kurban bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Bu Bayram tatilinde de gördük ki Orhangazi ilçe sınırlarında aslında görülebilecek, gezilebilecek, doğada piknik ve yürüyüş yapabileceğimiz o kadar yer olmasına rağmen, Orhangazi halkının bir kısmı yine tatil için uzak il ve ilçeleri tercih etmiş oldu.
Bu tercih sebeplerini gelin birlikte irdeleyelim. Türkiye’nin 5. Marmara bölgesinin ise en büyük gölü olan İznik gönlünden başlayalım diyorum. Konum olarak harika bir yer olmasına rağmen bakım ve çevre düzenleme olarak, İçler acısı bir hali var. Üzülerek söylemeliyim ki gün geçtikçe daha da kötüye gittiğini görmekteyiz. Suların çekilmesi ile başlayan kötü görüntü gölde küçük göletler oluşmasına sebebiyet verdi. Suyun kumsaldan uzaklaşması ile geride çamur yığını ve yosun birikintilerini bıraktı. Bu güzide gölümüzün içler açısı hali tüm Orhangazilerin yani bizlerin ayıbıdır. Gelin görün ki bu durum ne İlçe ne de il bazında fazla gündem oluşturmuyor. Yıllardır bu kötüye gidişe göz yumuyoruz. Sadece bir göl değil koca bir tarih de bu sebeple maalesef yok oluyor.
Bu günkü İznik gölünün antik çağdaki adı askinio limnedir. Sonrasında nikaia gölü olmuştur. Gölün doğusunda Phrygia batısında ise Mysia bulunmaktaydı tıpkı şimdi gölün bir yarısı İznik diğer yarısı da Orhangazi de olduğu gibi yetkililerden öncelikle tarihimize bununla birlikte gölümüze ve etrafındaki piknik alanlarımıza karşı daha duyarlı olmaya davet ediyorum.
Orhangazilerin tatil günlerinde gidebileceği yerlerden diğeri de Nadır deresi ve piknik alanlarıdır. Buradaki durum da İznik Gölü’ndeki sahipsizleşme ile maalesef aynı kaderi paylaşıyor. Nadır piknik alanı tabiatıyla yeşili ile deresi ile şehirlerden kaçıp ailecek huzur bulabileceğiniz bir ortama sahip. Gelin görün ki burada da durum aynıdır. Yıllardır ıslah edilemeyen nadır deresi atık halde duran bir restoran bakımsızlıktan kırılan masalar ve oturaklar, ışıkları yanmayan kamelya , yıkık dökük çocuk parkı ile hizmet vermeye çalışıyor. Bu kadar eksikliğe rağmen halkımızın başka gidebileceği yerlerin sınırlı olması sebebiyle doğa ve piknik severler tarafından bolca ziyaret görüyor. Bu duruma hem seviniyor hem de üzülüyorum.
Gelelim diğer güzide bir yerimiz olan Keramet kaplıcalarına. Termal suyun faydalarını hepimiz biliyoruz. Mineral ve madensel tuzlar içeren sıcak şifalı sular, astım, bronşit, alerjik, Sedef, egzama, akne gibi cilt rahatsızlıklarına iyi geldiği ve tedavi edici özelliği olduğu herkesçe malumunuzdur. Ayrıca kireçlenme ve bel fıtığı Romatizmalı hastalar içinde şifa verdiği bilinmektedir.
Bu Bayram tatilinde 5.000’den fazla ziyaretçi alan bu tesisimizin giriş fiyatı kişi başı 30 TL’dir. Bu fiyatı da çok bulduğumu belirtmek isterim. Belediyemiz tarafından işletilen bu tesis yıllardır aynı halde hizmet vermektedir. Yine nedendir bilinmez ne bir düzenleme, ne bir yenileme, ne de sıcak su alanının genişletme çalışması yapılmadı, yapılmıyor. Bunu da anlamış değilim. Ülke bazında söylemek isterim ki yurdumuzda olan bu ve buna benzer doğa harikası yerler, başka ülke insanlarının elinde olsa Vallahi de billahi de paha biçilemez yerleşim ve turistik yer haline getirirler.
Maalesef biz elimizdeki hiçbir şeyin değerini bilmediğimiz gibi bu güzide yerlerinde değerini bilmiyoruz. Dilerim bu saatten sonra bu güzide yerlerimiz önemsenir ve gerekli çalışmalar başlatılır. Biz Orhangazi halkı içinde, başta söylediğim gibi tatil günlerimizde ilçe dışına çıkma yerine bu tesislerimizde tatilimizin çoğunu geçirme fırsatı buluruz.
Kalın sağlıcakla.
Çetin Karahasanoğlu

