Bursa’da konut fiyatlarındaki artış, vatandaşların ev sahibi olma hayalini her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Yapılan araştırmalara göre kentte ortalama bir vatandaşın konut sahibi olabilmesi için yaklaşık 132 ay çalışması gerekiyor. Bu süre Türkiye ortalaması olan 111 ayın üzerinde yer alırken, Bursa; İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerle kıyaslandığında hâlâ daha erişilebilir bir konumda. BTSO Meclis Üyesi İsmail Duyar, konu hakkında konuştu.
“ARTAN ARSA MALİYETLERİ VE İNŞAAT GİDERLERİ BASKI OLUŞTURUYOR”
Duyar, Bursa’nın güçlü ekonomik yapısına rağmen konuta erişimde yaşanan zorlukların dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti. Duyar, “Bursa, güçlü sanayi altyapısı, üretim kapasitesi, istihdam olanakları ve yaşam kalitesiyle Türkiye’nin en önemli kentlerinden biridir. Ancak son yıllarda artan arsa maliyetleri, inşaat girdilerindeki yükseliş, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve konut üretiminin talebin gerisinde kalması, konut fiyatları üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Konut sektörü yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan bir alan değil, aynı zamanda 250’den fazla alt sektörü harekete geçiren stratejik bir ekonomik faaliyettir. Bu nedenle konut piyasasında yaşanan gelişmeler hem vatandaşlarımızı hem de ülke ekonomisini doğrudan etkilemektedir” ifadelerini kullandı.
“SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMEYİ DESTEKLEYECEK ÇÖZÜMLER HAYATA GEÇİRİLMELİ”
Bursa’nın geleceğine ilişkin karamsar olunmaması gerektiğini belirten Duyar, “Kentimiz, planlı büyüme alanları, güçlü yatırım potansiyeli ve nitelikli müteahhitlik sektörü sayesinde konut arzını artırabilecek önemli imkânlara sahiptir. Özellikle uygun maliyetli arsa üretimi, kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması, konut finansmanına erişimin kolaylaştırılması ve üretimi teşvik eden politikalar sayesinde konuta erişilebilirliğin yeniden artırılması mümkündür. Önümüzdeki dönemde kamu, yerel yönetimler, finans sektörü ve özel sektörün ortak akılla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Bursa iş dünyası olarak amacımız, hem vatandaşlarımızın konut sahibi olabilmesini kolaylaştıracak hem de sektörün sürdürülebilir büyümesini destekleyecek çözümlerin hayata geçirilmesine katkı sağlamaktır” ifadelerini kullanarak çözüm önerilerini sundu.


