UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve tarih boyunca stratejik bir savunma merkezi olan İznik’te, kentin tarihî dokusunu yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı.
İznik Kale surları içerisinde yer alan ve geçtiğimiz haftalarda yatırımcıların yoğun ilgisiyle karşılaşan parselin satış süreci, alanın tarihî ve kültürel değerinin bilimsel olarak tescil edilmesi amacıyla askıya alındı.
“Burası Sadece Bir Parsel DeÄŸil, Savunma Sisteminin Bir Parçası”
Süreci durdurarak akademik inceleme kararını alan mülk sahibi Kadircan Aslıvar, konuya iliÅŸkin yaptığı açıklamada İznik’in sadece dini bir merkez deÄŸil, aynı zamanda mühendislik harikası bir savunma kenti olduÄŸuna dikkat çekerek ; “YoÄŸun yatırımcı talepleri üzerine yaptığımız deÄŸerlendirmede, bu alanın İznik’in yüzyıllardır ayakta kalan kale savunma sisteminin bütüncül bir parçası olduÄŸunu gördük. Burçlar, merdiven aksları ve sur iliÅŸkileri burada günümüze kadar korunmuÅŸ durumda. Satışa devam etmeden önce, bu deÄŸerin akademik çevrelerce bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiÄŸine inanıyoruz. Alanın geleceÄŸine iliÅŸkin kararlar bu ÅŸeffaf sürecin ardından verilecektir” dedi.

Uzman Görüşü ; “Bütüncül koruma esas alınmalı
İnceleme sürecine uzman görüşüyle katkı sunan, UNESCO ve ICCROM iş birlikli miras koruma programlarında eğitim almış Mimar Pınar Özge Gezer, alanın önemini teknik açıdan değerlendirdi.
Gezer, söz konusu parselin tekil bir gayrimenkul olarak değil, kentin tarihsel dolaşım aksları ve kutsal mekânlarıyla kurduğu bağ üzerinden okunması gerektiğini belirtti.

Mimar Pınar Özge Gezer: “İznik Kale surları içindeki bu alan, kentin savunma dokusunun özgün bir parçasıdır. UNESCO ve ICCROM çerçevesinde benimsenen entegre miras koruma yaklaşımlarında, bu tür alanların bilimsel olarak deÄŸerlendirilmesi esastır” dedi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu olan ve İtalya’da ETCAEH programı kapsamında mimari mirasın korunması üzerine uzmanlaÅŸan Pınar Özge Gezer’in rehberliÄŸinde yürütülecek olan çalışma, İznik’in “stratejik savunma merkezi” kimliÄŸine ışık tutmayı hedefliyor.
Yapılacak olan saha gözlemleri ve bilimsel raporlamaların ardından, alanın koruma statüsü ve gelecekteki kullanımına dair yol haritası kamuoyuyla paylaşılacak.
Bu girişim, özel mülkiyetteki tarihî alanların korunması ve bilimsel yaklaşımla ele alınması noktasında örnek bir model teşkil ediyor.
