Marmarabirlik eski Başkanı Hidamet Asa, yaptığı yazılı açıklamayla kurumun mevcut yönetim stratejilerine yönelik eleştiri açıklamalarında bulundu. Marmarabirlik’in kuruluş felsefesinden ve ana sözleşmesinden saptığını savunan Asa, yönetimi “bilgi kirliliği yaratmakla” suçladı.
Asa Açıklamasında şu ifadeleri kullandı ;
“Zeytin mi Satacaksınız, Çikolata mı?”
Marmarabirlik hem yönetimsel hemde idari anlamda , ana iştigal konusundan uzaklaşmakta, 1954 yılından bugüne bilgi , birikimini bir kenara bırakarak sistemin ve ana sözleşmenin dışına çıkmaktadır. Kimlerin yönettiği belli olmayan bir kurum haline gelen Marmarabirlik’in ,kontrolden çıkması kaçınılmazdır.
Yaptığımız açıklama eleştiri niteliğinde değildir. Yanlışları söylemek ve doğru yolu göstermek için yapılan açıklamadır.
Marmarabirlikte 300 barkodlu ürün olduğunu söyleyenler kurumu tanımamaktadır. Ürün çeşitliliği olarak 380 barkodlu ürünü olduğundan haberleri bile yoktur.
Geçtiğimiz haftalarda Marmarabirlik tarafından yapılan açıklamada ” Avrupa Birliği’nin yaklaşık 1,2 avro kestiği bir fon var.” denilmektedir. Koskoca kurumun misyonunu , vizyonunu , bilgi ve birikimini yerle bir etmektedir. Bilmeyebilirsin ama öğrenmek zorundasın.
” AB ülkeleri kendi zeytin üreticisini korumak için ithal edilen zeytinyağından %16 Gümrük vergisi almaktadır.Bu bir Fon değil vergidir. Fon olsa Türkiyenin de faydalanması gerekir.
“Zeytin ve zeytinyağından elde edilecek farklı ürün gamlarıyla ilgili çalışmalarımız sürüyor” açıklaması bir hezeyandır.
Zeytinyağ zeytinden üretilir. Yani hammadde zeytindir. Ürün çeşitliliği de çeşitli gıdalar ile karıştırılarak veya tadını değiştirecek baharat ve buna benzer maddelerle birlikte, yapılacak işlemlerle damak tadı değiştirilebilir ve ürün çeşitliliği artırılabilir.
Yine yapılan bir diğer açıklamada ise ” Dünyada ambalaj küçülmesi denilen bir şey var” söyleminde bulunulmaktadır.
Sofralık zeytinde dünyada gramaj küçülmesi uzun yıllar önce başlamıştır.
Sosyo ekonomik sebepler başta olmak üzere, ailelerde kişi sayısının azalması , kahvaltı kültürünün değişmesi gibi etkenler en büyük sebeplerdir. Ambalajın küçülme sebebi tüketimin azalması anlamına gelmemektedir. Aksine Türkiye’de kişi başına zeytin ve zeytinyağ tüketimi artmıştır. ( Kaynak; UZZK verileri) Dünyada da zeytin- zeytinyağ tüketimi her geçen gün artmaktadır. Türkiyede ilk 500 Sanayi kuruluşu içinde 444. sırada yer alan kurumun başındaki kişi kamuoyuna yanlış bilgiler aktarmaktadır.
Ürün çeşitliliği bakımından kullanımı kolay ve daha pratik ürünler olarak ; 250 gram vakum ambalajda ” Düet” adıyla hem yeşil hemde siyah zeytin , 11 gram , 20 gram siyah- yeşil zeytin, tek kullanımlık sachet ambalajda , 8 ml cam ambalajda olmak üzere zeytinyağ üretimi 2011 yılından bu yana yapılmaktadır.
Amerikayı yeniden keşfetmiş gibi açıklamalarda bahsedilmesi akıl tutulması olsa gerek. Yakında
” zeytin ve zeytinyağ üretimi yapacağız” derlerse şaşırmamak gerekir.
Arge , Mudanya’da yetişen siyah incirin katmadeğerini artırmak üzere incirli zeytin ve incirli zeytinyağ üzerinde çalışmalıdır. Başarılı bir ürün olacağını düşünüyorum.
Marmarabirlik tarafından yapılan son açıklamada ise , “Türk zeytinini zeytinyağlı sürülebilir çikolata ve kozmetik ürünlerle raflara taşımaya hazırlandığı” belirtilmektedir. Çikolata’nın içinde zeytinyağı olan, “ekmeğe sürülebilir çikolatanın” yakında raflarda olacağı müjdesi verilmektedir.
Asırlar boyunca zeytin ve zeytinyağ sağlıklı yaşamı temsil etmiştir. Günümüzde bütün dünyanın savaş açtığı ” Obezite” ve sağlıksız beslenmenin en temel ürünü olarak bilinen çikolatayı zeytinyağ ile yanyana getirmek hem sektöre hem de markaya büyük bir ihanettir. Marmarabirlik’in ana iştigal konusu zeytindir. Bırakın çikolatayı, kremi , sabunu ” zeytin satın.”
Kozmetik sektöründe sağlıklı bakım ürünleri, duş jeli, sıvı sabun, normal sabun üretimi yapılacağı kamuoyu ile paylaşılmıştır. Öncelikle uzun yıllardır kuru sabun , sıvı el sabunu , zeytin kolonyası ve buna benzer ürünlerin üretimi uzunca yıllardır yapılmaktadır. Ortaklarımız da çok iyi bilmektedir. Kozmetik konusuna gelince yorum bile yapmak istemiyorum. Onun değerlendirmesini üreticilerimiz daha iyi yapacaktır.
Daha önce Marmarabirlik tarafından düzenlenen kapsamlı bir basın toplantısında 50 milyon dolar ihracat hedefleyenler bugün 35 milyon dolarlara düşmüşler. Aslında bu rakam da 2024 yılı rakamıdır. Ayrıca 68 ülkeye yapılan ihracatı unutmuşlar 65 ülke olarak belirtmektedirler. Marmarabirlik’te İhracat rakamları yıl sonunda gerçekleşir. 1 Ocak 2026 tarihinde ihracat rakamının 25-27 milyon dolar arası olacağı tahmin edilmektedir.
Yani nereden tutmaya çalışsanız tutulacak bir tarafı yok. Kamuoyunun gözünün içine baka baka doğru söylemiyorlar.
Gıda güvenliği ve üretim proseslerinden bi haber olanlar “Tüketicilerimiz, güvenilir markaları tercih etmeli. Güvenilir markaların en azından hata yapma oranı çok daha az safhada.” diye açıklama yapılması Marmarabirlik’in markasına büyük zarar vermektedir.
Marmarabirlik zeytin ve zeytinyağ sektöründe gıda güvenliği ve üretim prosesleri bakımından Türkiye’nin değil , dünyanın en önde gelen firmalarından biridir. Türkiyede ise tartışmasız liderdir. Marmarabirlik’i hata yapma oranı en az olan firma olarak nitelendirmek, 1954 yılından bugüne kadar bilgi , birikiminden haberdar olmamak ve kurumu tanımamaktır.
2025-2026 İş Yılı Ürün alım dönemi sona ermiştir. Erken yada geç , ödeme takvimi bir an önce belirlenmesi gerekir. Üreticimiz de ağaç bakımı ve gelecek yıla hazırlıklarını yapmak için ona göre tedbir alacaktır.
Bu yıl ne kadar ürün alındı açıklayın ? Alınan ürün yeterli mi ? Yeterli değil ise yok yılında kotayı neden kaldırmadınız. ?
Marmarabirlik’in bir yıl boyunca çarkının dönmesi için en az 35 bin ton ürün alması gerekir. Çünkü işletmenin giderleri en az bu kadar ürün satarsanız karşılayabilirsiniz.
