Uzmanlar, 2025 yılını zeytinyağında bir “yok yılı” olarak nitelendiriyor. Geçen yılın yüksek üretimine karşın, özellikle kuraklık gibi iklim koşullarının etkisiyle bu sezon beklenen rekolte bir önceki yılın gerisinde kaldı.
Kuraklık, zeytin ağaçlarının su ihtiyacını karşılamada sıkıntı yaratarak hem verimlilikte düşüşe hem de bazı bölgelerde zeytinin yağ oranında azalmaya ve kalitesinde bozulmalara neden oldu.
Gübre, işçilik, akaryakıt gibi tarımsal girdi maliyetlerindeki sürekli artış, üreticilerin masraflarını neredeyse ikiye katlarken, düşük rekolte ile yüksek maliyetin birleşimi, üreticinin gelirini olumsuz etkiledi.
Zeytinyağı fiyatları ne durumda?
Bu sezonki üretimin geçen yıla göre az olması nedeniyle ise zeytinyağı üretiminin düşük olması fiyatlara da olumsuz yansıdı, buna göre geçtiğimiz yıl ortalama 250 ile 350 lira arasında değişen zeytinyağının litre fiyatı bu sezon yağ fabrikalarında toptan olarak ortalama 450 liradan satılırken, Bursalı üreticilerde bu rakam toptan fiyatlarda 300 liraya kadar düşüyor.
Bu durum sonrası yağlık zeytin arzındaki azalma ve mevcut stokların durumu, fiyatları belirleyen ana faktörler oldu.İç piyasada zeytinyağının litresi üreticide kısa bir süre içinde önemli ölçüde yükselirken, uluslararası piyasalarda da fiyatlar tırmanışa geçti. Küresel çapta fiyat artışlarında İspanya gibi büyük üreticilerdeki kuraklığa bağlı üretim düşüşleri de etkili oluyor.
Geçen yıldan kalan zeytinyağı stoku olsa da, bu ürünün ne kadarının yüksek kalitede, hijyenik ve özellikle ihracata elverişli olduğu, yapılacak analizlerle netleşecek.
Sektör temsilcileri, bu zorlu sezonda kalite odaklı üretime ve stok yönetimine daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirtiyor. Düşük rekolteli yıllarda, yüksek kaliteli ve premium ürünlerin daha iyi gelir getirme potansiyeli bulunuyor.
