Marmara’da Oksijen Tükendi, Köpek Balıkları Kıyıya Yöneldi
Dr. Kabasakal, Marmara Denizi’nin 1950’lerdeki zengin kıkırdaklı balık popülasyonlarının, özellikle son 30 yıldaki sanayileşme, kentsel baskılar ve deniz kirliliği nedeniyle büyük ölçüde azaldığını ifade etti. Köpek balıkları, vatozlar ve diğer kıkırdaklı balıklar, hızlı metabolizmaları nedeniyle yüksek oksijen seviyelerine ihtiyaç duyuyor. Ancak Marmara Denizi’nin derinliklerindeki oksijen seviyesi alarm verici düzeylere gerilemiş durumda.
Kabasakal, “Bugün Marmara’nın derin noktalarında oksijen seviyesi 2 mg/L’nin altına düştü. 100 metreden sonra bu seviye 1 mg/L’ye kadar iniyor. Hatta bazı bölgelerde 200 metrenin ötesinde oksijen sıfır,” diyerek durumun ciddiyetini vurguladı. Bu durum, balıkları daha sığ ve göreceli olarak oksijenli olan kıyı bölgelerine göç etmeye zorluyor. Ancak kıyılarda da yoğun balıkçılık baskısı balıklar için ek bir tehdit oluşturuyor.
Kıyıya Yaklaşan Köpek Balığı Türleri İnsanlar İçin Tehdit Değil
Kabasakal, Marmara kıyılarında görülen köpek balığı türleri hakkında kamuoyundaki yanlış algıları da düzeltti. “Büyük beyaz” gibi saldırgan türlerin 40 yıl önce Marmara’yı terk ettiğini belirten uzman, günümüzde görülen köpek balıklarının genellikle 2 metreyi geçmeyen, ürkek ve insanlardan uzak duran “camgöz” gibi türler olduğunu ifade etti.
Bu türlerin insanlar için bir tehdit oluşturmadığını vurgulayan Kabasakal, asıl tehdidin kıyıya göç eden bu balıkların kıyı balıkçıları tarafından hedef alınması olduğunu söyledi. Üstelik bu balıklar, oksijensizlik nedeniyle derinlere geri dönemiyor ve kıyılarda da güvende kalamıyorlar.
Kıyıdaki Gözlemler Alarm Veriyor: Köpek Balığı Popülasyonları Azalıyor
WWF-Türkiye’nin üç yıllık saha araştırmalarına değinen Kabasakal, özellikle son bir yılda dramatik bir düşüş gözlemlediklerini aktardı: “Araştırmamızın ilk iki yılında, kıyılarda kıkırdaklı balık nüfusunun arttığına tanıklık ettik. Ancak 2024 itibarıyla bu sayının keskin biçimde düştüğünü gördük. Artık kıyılarda bile eskisi kadar kıkırdaklı balığa rastlamak mümkün değil.” Bu düşüş, kıyıdaki oksijen seviyesinin de bozulduğunun ve ekosistemin topyekün zarar gördüğünün net bir göstergesi.
Aşırı Avcılık ve Kirlilik, Okyanus Türlerini Yok Ediyor
Kabasakal, dünya genelindeki 1.282 kıkırdaklı balık türünün 536’sının köpek balığı türü olduğunu hatırlatarak, bu türlerin üçte birinin yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu tehdidin en önemli nedeni aşırı avcılık. Yaşam alanı kaybı, iklim değişikliği ve yoğun deniz kirliliği de diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.
Besin zincirinin üst basamaklarında yer alan kıkırdaklı balıklar, deniz ekosistemindeki dengenin sürdürülebilirliği için hayati rol oynuyor. Kabasakal, bu türlerin yok olması halinde okyanuslardaki besin piramidinin tamamen çökebileceği uyarısında bulundu.
Vatandaş Bilimiyle Tür İzleme: “Gözüm Doğada” Uygulaması
WWF-Türkiye’nin doğa koruma çalışmalarına halkı da dahil etmek amacıyla geliştirdiği “Gözüm Doğada” mobil uygulaması sayesinde, vatandaşlar sahada gözlemledikleri türleri kayıt altına alabiliyor. Kabasakal, bu uygulamanın, Türkiye’nin 9 bin kilometrelik kıyı şeridinde araştırmacıların sürekli bulunmasının mümkün olmadığını ve vatandaşların katkısıyla daha geniş veri elde edilebildiğini ifade etti. Uygulama, sahile vurmuş köpek balığı gibi nadir olayların görsel ve coğrafi bilgilerinin kaydedilmesine olanak tanıyarak bilimsel araştırmalara önemli katkılar sağlıyor.
Medya Etkisi ve Yanlış Algılar
Kabasakal, sinema ve medyada köpek balıklarının saldırgan hayvanlar gibi gösterilmesinin toplumda asılsız korkulara yol açtığını vurguladı. Türkiye’de köpek balığı saldırılarının sanıldığı kadar yaygın olmadığını ortaya koyacak yeni bir araştırma yürüttüğünü de duyurdu. Bu çalışma ile kamuoyunun köpek balıklarına yönelik daha gerçekçi ve bilimsel bir bakış açısı geliştirmesi hedefleniyor. Kabasakal, köpek balıklarının aslında denizlerin sağlıklı kalabilmesi için birer “gizli kahraman” olduğunu sözlerine ekledi.
