Bir çocuk başka bir çocuğa zarar verdiğinde veya bir insan başka bir insana zarar verdiğinde…
Bu sadece haber değil, bu hepimizin içine dokunan bir acıya dönüşüyor. Çünkü bizler hala hissediyoruz. Hala üzülüyoruz. Ama aynı zamanda ne yapacağımızı bilemiyoruz.
İnsan, konuşabildiği yerde sakinleşir.
İşte tam da bu noktada durup sormamız gerekiyor:
Bu çocuklar bu kadar öfkeyi nerede ve ne zaman biriktirdi?
Ne zamandır bu kadar yalnızlar?
Ne kadar zamandır anlaşılmadan büyüyorlar?
Hayatlarımızı hızlandırdık, kendimizce kolaylıklar sağladık. Ama birbirimizi duymayı zorlaştırdık.
Çocukların fiziken yanında olduk ama gerçekten yanında olamadık…
Dinledik onları fakat hiçbir zaman anlamaya çalışmadık.
Çözüm çok zor değil, çok basit yerlerde:
Bir çocuğu gerçekten dinlemek, yargılamadan anlamaya çalışmak ve duygularını rahatça ifade edebileceği alanlar sunmak.
İnsan, konuşabildiği yerde şiddete ihtiyaç duymaz.
En önemli meselemiz şu ki:
Yeniden birbirimizi hissetmeyi öğrenmek.
Çünkü bu mesele sadece çocukların meselesi değil, birlikte nasıl insan kalacağımızın meselesi.
