Yıldırım Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Bursa Düşünce Okulu, 2026-2027 eğitim öğretim yılına başladı. Yeni dönemin açılış programı, Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Prof. Dr. Ekrem Demirli, katılan öğrencilere ilk dersi verdi.
“HEYECANLI VE MUTLUYUZ”
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bugün heyecanlıyız ve mutluyuz. Çünkü Bursa Düşünce Okulumuz bir yaşında. Geçtiğimiz yıl bu serüvene başlamıştık. İyi ki başlamışız. Öncelikle Uludağ Üniversitesi Rektörümüze teşekkür ediyorum. Bursa Düşünce Okulu, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Yıldırım Belediyesi iş birliğinde başlayan bir proje. Çok kıymetli hocalarımız Mehmet Fatih Gürgün, Mehmet Ulu Kütük ve İbrahim Durmaz’ın koordinatörlüğünde yürütülen bir proje. Bir belediye olarak neden böyle bir işe giriştik diye soracak olursanız, Bursa medeniyet kuran bir şehir. 2026 yılı da Bursa’mızın fethinin 700. yılı. Tabii Bursa sadece fethedilen bir şehir değil, aynı zamanda medeniyet inşa eden, fetih aklını oluşturan ve bu anlamda tüm coğrafyaya iyilikle muamele etmeyi, iyilikle yeniden inşa etmeyi amaçlayan bir tasavvur ortaya koymuştu” dedi.
“BAŞKANIMIZ ÖNEMLİ ÇALIŞMALARA İMZA ATIYOR”
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, “Aklın hamdidir belki düşünmek, fikir etmek, akletmek. Aslında nasıl ki vücudumuzda bir şeyi kullanmadığımız zaman onun özelliği gidiyor, kayboluyor. Belki beynimizi, aklımızı nasıl kullanabiliriz; işte bu düşünce okulu onun yolunu açıyor. Belediye Başkanımız sosyal belediyecilikte, kültür belediyeciliğinde, sanat belediyeciliğinde gerçekten önemli çalışmalara imza atıyor. Evet, belediyecilik yol yapmak, kentsel dönüşüm yapmak ama aynı zamanda Bursa gibi bir şehrin hem hafızasını hem kültürünü hem de ruhunu canlandıran çalışmalara imza atıyor” ifadelerini kullandı.
“DÜŞÜNME MESELESİ HAYAT MEMAT MESELESİDİR”
Prof. Dr. Ekrem Demirli, “Şimdi bu düşünce meselesi, bilgi meselesi, bilim meselesi hakikaten bizim hayat memat meselelerimizdir. Hâlâ söylüyorum, gerçekten hayat memat meselesidir. Çünkü insan olmak böyle bir şey. Yani insan olmak, düşünen canlı olmak demek. Fakat düşünen canlı olmak, normalde günlük işlerimizde, teknik düşünceler vesaire, işlerimizi yaparken kullandığımız teknik, gelişmiş davranışlar falan değildir. Çünkü o aslında hayvanlarda da var. Hayvanlar da bir besin elde edebilmek veya kendi yaşamını koruyabilmek için taktik yapıyor, kendini gizliyor, şunu yapıyor, bunu yapıyor vesaire. Bunlar düşünme değil. Düşünme daha esaslı bir şeydir. Düşünme; evreni kavramak, dünyayı kavramak, insanın kendi varlığını kavramak ve buradan hareketle de bir davranış geliştirmek demektir. Bu bakımdan aslında insan için “düşünen canlı” tabiri hem bir imkândır ama daha çok sorumluluk şeklinde ortaya çıkar” şeklinde konuştu.

