Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Bursa’da Gökdere Meydanı’nda toplandı. Sabah saatlerinden itibaren alana gelen sendika üyeleri ve vatandaşlar, pankartlar ve sloganlar eşliğinde meydanı doldurdu.

“MÜCADELEDEN KAÇIP TESLİM OLURSAK ONURUMUZU KAYBEDERİZ”
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Ülkemizin dört bir yanında haksızlıklara karşı direnen, işten çıkarmalara karşı duran, toplu sözleşme haklarının engellenmesine karşı mücadele eden tüm emekçilere selam olsun. Başta tekstil işçileri ve sendika mensupları olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde emek mücadelesi veren kardeşlerimiz yıllardır çadırlarda, grevlerde ve eylemlerde direnmektedir. Mücadeleden kaçarsak, zalime teslim olursak; Hz. Ali’nin de ifade ettiği gibi sadece hakkımızı değil, onurumuzu da kaybederiz. Bu nedenle mücadeleye var mıyız? Biz de varız, inşallah. HAK-İŞ, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın mazlumlarının da yanında olan evrensel bir sivil toplum kuruluşudur. Uluslararası sendikal hareketin önemli bir parçasıdır. Sudan işçi hareketiyle dayanışma içinde olduk, olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU’NU YENİDEN BİRLİKTE OLUŞTURALIM”
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu değerlendiren Arslan, “Dünyadaki örneklerden yola çıkarak Asgari Ücret Tespit Komisyonu yeniden yapılandırılsın. Ne yazık ki hükümet, Sayın Bakanımıza da ifade etmemize rağmen bu konuda adım atmadı ve işverenlerle birlikte asgari ücreti belirledi. Bu durum Türkiye’ye yakışmıyor. Demokratik bir ülke olarak ve bir sivil toplum kuruluşu olarak HAK-İŞ bunu kabul etmiyor. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin birlikte belirlediği bir asgari ücret, bizim asgari ücretimiz olamaz. Bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Sayın Bakanımız, geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu birlikte yeniden oluşturalım. Adil, şeffaf ve kapsayıcı bir modelle Türkiye’nin ihtiyacı olan yapıyı birlikte inşa edelim. Ne yazık ki bu hedefi hâlâ gerçekleştirebilmiş değiliz” dedi.

“KAYIT DIŞI İSTİHDAM ÖNLENMELİDİR”
Kayıt dışı istihdam taleplerini yineleyen Arslan, “Bir diğer önemli sorunumuz ise kayıt dışı istihdamdır. Kayıtlı sistemin dışında kalan milyonlarca emekçinin sorunlarının çözülmesini istiyoruz. Kayıtlı çalışan işçiler; sendikal haklardan yararlanmakta, iş kazalarına karşı korunmakta ve sosyal güvenlik sistemine katkı sunmaktadır. Buna rağmen tüm çabalara karşın kayıt dışı istihdam oranı OECD ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesindedir. Bu durum, kayıtlı işletmeler açısından haksız rekabete yol açmaktadır. Ayrıca iş kazalarında hayatını kaybedenlerin önemli bir kısmının kayıt dışı çalıştığı gerçeğini de ortaya koymaktadır. Bu insanlar en temel haklardan bile mahrum şekilde çalışmaktadır. İşte bu nedenle HAK-İŞ olarak kayıt dışı istihdamla mücadeleyi sürdürüyoruz. Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon kayıt dışı çalışanın örgütlenmesi için çaba gösteriyoruz. Esasen bu devletin sorumluluğudur; ancak biz de üzerimize düşeni yapıyoruz” şeklinde konuştu. Arslan, “Yasalar konusu, bu işin en tipik örneklerinden biridir. Bu nedenle kıdem tazminatımızın mevcut mevzuatın sınırlarından çıkarılarak daha güçlü, daha etkin ve daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması için taleplerimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz” ifadeleriyle kıdem tazminatı taleplerini yineledi.

“KAYBETTİĞİMİZ EVLATLARIMIZ ÜLKEMİZİN GELECEĞİ AÇISINDAN KIYMETLİDİR”
Arslan, “Almanlar bizden daha zeki değil. Ancak onlar gerekli tedbirleri alırken, bizde nasıl oluyor da binlerce çocuğumuzu kaybediyoruz? Bu durum kabul edilemez. Daha fazla kazanma hırsı, daha çok para uğruna gerekli önlemleri almayanlara yazıklar olsun. Evlatlarımızı emanet ettiğimiz halde bu emanete sahip çıkmayanlara yazıklar olsun. Kaybettiğimiz evlatlarımız, ülkemizin geleceği açısından son derece kıymetlidir” dedi.



