Son dönemde özellikle ergenlik çağındaki gençlerde umutsuzluk, yalnızlık, tükenmişlik ve değersizlik hissinin daha sık görüldüğünü belirten Bayer, bu durumun tek bir nedene bağlanamayacağını söyledi.
Gençlerin gelecek kaygısı yaşamasının, sınav baskısının, ekonomik belirsizliklerin, aile içi iletişim sorunlarının, akran zorbalığının, sosyal medya baskısının ve kendilerini sürekli başkalarıyla kıyaslamalarının ruh sağlığını olumsuz etkileyebildiğini ifade eden Bayer, tüm bu etkenlerin zamanla depresif belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi.
Depresyon belirtilerinin her zaman açık şekilde görülmeyebileceğini belirten Bayer, bazı gençlerin yaşadığı sıkıntıları çevresinden gizleyebildiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Gençler bazen yaşadıkları duygusal zorlukları doğrudan ifade edemeyebilir. Bu nedenle ailelerin ve yakın çevrenin küçük değişimleri bile fark etmesi çok önemlidir. Daha önce severek yaptığı aktivitelerden uzaklaşması, arkadaş çevresiyle görüşmek istememesi, sürekli odasına kapanması, ders başarısında ani düşüş yaşaması, uyku ve beslenme düzeninin değişmesi, aşırı öfke ya da tam tersi duygusal donukluk gibi belirtiler dikkate alınmalıdır.”
Bayer, özellikle sohbet sırasında “Ben olmasam da olur”, “Artık yoruldum”, “Her şey bitsin istiyorum”, “Yakında kurtulacaksınız” gibi vedalaşma ya da umutsuzluk içeren cümlelerin kesinlikle hafife alınmaması gerektiğini belirterek, bu ifadelerin profesyonel destek ihtiyacının önemli işaretleri olabileceğini söyledi.
“Aileler çocuklarını sadece izlemekle kalmamalı, duygularını da anlamaya çalışmalı”
Psikolojik destek sürecinde ailelerin rolünün çok önemli olduğuna dikkat çeken Bayer, ebeveynlerin çocuklarını sadece akademik başarılarıyla değil, duygusal durumlarıyla da yakından takip etmeleri gerektiğini ifade etti.
“Aileler çocuklarıyla düzenli iletişim kurmalı, onları yargılamadan dinlemeli ve kendilerini rahatça ifade edebilecekleri güvenli bir ortam oluşturmalıdır. Çocuğun davranışlarında belirgin değişiklikler varsa, içine kapanıyorsa, sürekli yalnız kalmak istiyorsa ya da aile artık çocuğuna ulaşamadığını hissediyorsa bu durum göz ardı edilmemelidir.”
“Profesyonel destek almakta geç kalınmamalı”
Psikolojik destek almanın bir zayıflık değil, çözüm sürecinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Bayer, belirtilerin uzun süre devam etmesi halinde mutlaka bir psikolojik danışman, psikolog veya psikiyatri uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi.
Erken fark edilen ruhsal sorunların çok daha sağlıklı şekilde çözülebileceğini ifade eden Bayer, ailelerin çocuklarının yalnız olmadığını hissettirmelerinin ve gerektiğinde uzman desteği almaktan çekinmemelerinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

