Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İznik Gölü Sempozyumu’nda Kritik Uyarı! “Bir Büyük Tehlike Daha Kirlilik”

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde  düzenlenen İznik Gölü Sempozyumu’nun ilk gün ikinci oturumunda konuşan akademisyenler, göldeki su çekilmesinin ciddi boyutlara ulaştığını ancak asıl büyük bir tehdidin daha kirlilik olduğunu vurguladı. Uzmanlar, İznik Gölü’nün geleceği için acil önlemler alınması gerektiğine dikkat çekti.

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde  düzenlenen İznik Gölü Sempozyumu’nun ilk gün ikinci

Sempozyumun ikinci oturumu, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda, çevre mühendisliği alanında uzman akademisyenler İznik Gölü’ndeki çevresel tehditler, su kalitesi ve geleceğe yönelik riskler hakkında sunum yaptı.

mostbet mostbet az mostbet mostbet az mostbet pin up mostbet mostbet

“Tarımsal Kirlilik Gölü Tehdit Ediyor”

İlk sunumu gerçekleştiren Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, İznik Gölü’nde özellikle tarımsal ilaçlama kaynaklı ciddi bir kirlilik oluştuğunu söyledi.

Topaç, bölgede yoğun şekilde yapılan zeytin ve meyve üretiminin tarımsal ilaç kullanımını artırdığına dikkat çekerek, bu durumun göldeki su kalitesini olumsuz etkilediğini ifade etti.

“Çekilmeden Daha Büyük Sorun Kirlilik”

Daha sonra söz alan Bursa Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Görevlisi Dr. Saadet Hacısalihoğlu ise İznik Gölü’nün ortalama derinliğinin 30 metre olduğunu belirterek, tarımsal ve sanayi kaynaklı kirliliğin ciddi seviyelere ulaştığını söyledi.

Hacısalihoğlu, “Göldeki çekilme önemli bir sorun ancak asıl büyük risk kirlilik seviyesidir” diyerek, İznik Gölü’nün su kalitesinin yapılan analizlerde “orta altı yani kirli” seviyede çıktığını açıkladı.

Akademisyen, göldeki fosfor kirliliğinin 2025 yılı itibarıyla çok yüksek seviyelere ulaştığını belirterek, son yıllarda yapılan araştırmalarda atık sularda bir milyondan fazla kirletici türünün tespit edildiğini söyledi.

Mikroplastik Araştırmaları Devam Ediyor

2025-2026 yıllarını kapsayan çalışmalar kapsamında İznik Gölü ve gölü besleyen nehirlerde mikroplastik kirliliğinin araştırıldığını belirten Hacısalihoğlu, çalışmalar sonucunda su kalitesinin detaylı şekilde ortaya konacağını ifade etti.

Göldeki su seviyesinin kritik seviyelere düştüğünü kaydeden Hacısalihoğlu, göl seviyesinin 85,50 metreden kritik eşik olarak değerlendirilen 82,71 metreye kadar gerilediğini söyledi.

Bu düşüşün nedenleri arasında iklim değişikliği, artan buharlaşma, tarımsal sulama, yer altı suyu çekimi, hidrojeolojik müdahaleler, depremler ve arazi kullanımındaki değişikliklerin bulunduğunu dile getirdi.

“Bağımsız Bilim Kurulu Şart”

İznik Gölü için bağımsız bir bilim kurulu oluşturulması gerektiğini vurgulayan Hacısalihoğlu, açık veri sistemi, sürekli izleme ağı ve havza bazlı yönetim modelinin acil ihtiyaç olduğunu söyledi.

Çözüm önerilerini de sıralayan akademisyen, ruhsatlı ve kaçak kuyuların güncellenmesi, tarımsal ve sanayi amaçlı su kullanımının kontrol altına alınması, uydu destekli kaçak kuyu denetimleri ile kıyı değişim analizlerinin yapılması gerektiğini belirtti.

“Gölü Baskılayan Unsurlar Artıyor”

Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Teksoy ise İznik Gölü havzasındaki kentsel baskıların su kalitesine etkileri üzerine bir sunum gerçekleştirdi.

Teksoy, İznik Gölü’nün çok önemli bir doğal hazine olduğunu ifade ederek, “Göle ne boşalıyor değil, havzada ne oluyor sorusuna odaklanmalıyız” dedi.

Kentsel atık sular, sanayi faaliyetleri, tarımsal drenaj, turizm, kamp ve karavan alanları, balıkçılık faaliyetleri ve kuraklığın göl üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Teksoy, İznik’in gelecekte artacak nüfusu nedeniyle mevcut arıtma sistemlerinin yetersiz kalabileceği uyarısında bulundu.

Teksoy ayrıca, İznik Gölü’nde yıllık su seviyesi düşüşünün yaklaşık 22 santimetre olduğunu ve gölün seyrelme kapasitesinde yüzde 40 kayıp yaşandığını ifade etti.

Sempozyumun ikinci oturumu, Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin’in İznik Gölü’nün tarihsel ve kültürel değerine ilişkin gerçekleştirdiği sunumla sona erdi.