Yılmaz, “Bugün dünyada ülkeler sadece doğal kaynaklarıyla değil, yetişmiş insan kaynağıyla rekabet ediyor. Türkiye’nin en büyük avantajlarından biri genç ve dinamik nüfusudur. Bu potansiyeli doğru yönlendirebilirsek ekonomik kalkınma da çok daha güçlü olacaktır. Gençlerin yalnızca kamu istihdamını bekleyen değil, aynı zamanda üreten, girişim kuran ve yatırım yapan bireyler olması gerekiyor.
Yeni dönemde gençlerin kendilerine sadece bir meslek değil, farklı alanlarda yetkinlik kazandırmaları büyük önem taşıyor. Yazılım, yabancı dil, finans okuryazarlığı, dijital pazarlama ve girişimcilik gibi alanlarda kendini geliştiren gençler hem Türkiye’de hem de dünyada çok daha güçlü bir konuma geliyor.
Özel sektörün de gençlere daha fazla sorumluluk vermesi ve onların kendilerini geliştirebilecekleri ortamlar oluşturması gerekiyor. Gençlere güvenildiğinde ortaya çıkan başarı hikâyelerini her geçen gün daha fazla görüyoruz.
Bugün yapılan her yatırımın merkezinde insan olmalı. Gençliğe yapılan yatırım ise en yüksek getiriyi sağlayan yatırımdır. Türkiye’nin geleceğine güveniyorum. Üreten, araştıran ve sorumluluk alan bir gençlik, ülkemizi çok daha güçlü bir noktaya taşıyacaktır.” dedi.

