Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzmanlardan 50 Yaş Üstü Kadınlara Hayati Akciğer Kanseri Uyarısı

Dünya genelinde ve Türkiye’de kadınlar arasında görülme sıklığı hızla artan akciğer kanseri, artık meme kanserinden sonra en sık rastlanan ikinci kanser türü. Türkiye’de 2014-2018 yılları arasında kadınlardaki vakalarda yüzde 25’e varan bir artış yaşandığını belirten Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, erken tanıda düşük doz tomografinin ve gelişen tedavi yöntemlerinin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekiyor.

Dünya genelinde ve Türkiye’de kadınlar arasında görülme sıklığı hızla artan

Dünyada her yıl 2,6 milyondan fazla kişiyi etkileyen ve kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer alan akciğer kanseri, kadınlarda giderek daha büyük bir tehdit haline geliyor. Uzun yıllar erkek hastalığı olarak bilinen ancak son dönemde kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüne dönüşen akciğer kanserinin görülme sıklığı, Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de de 2014–2018 yılları arasında yaklaşık yüzde 25 artış gösterdi. Hastalığın genellikle ileri evrelere kadar sessizce ilerlediğini vurgulayan Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, özellikle risk grubundaki kadınlar için düzenli tarama çağrısında bulunarak erken evrede cerrahi tedaviyle tam iyileşmenin mümkün olduğunu belirtti.

Kadın ve erkeklerdeki fark giderek azalıyor

Akciğer kanseri halen dünya genelinde erkeklerde daha sık rastlanıyor. Ancak kadınlar ve erkekler arasındaki farkın birçok ülkede giderek kapandığı görülüyor.  Öyle ki American Cancer Society’nin verilerine göre, ABD’de 2026 yılında yaklaşık 229 bin 410 yeni akciğer kanseri vakası bekleniyor. Bunların yaklaşık 110 bin 910’unun erkeklerde, 118 bin 500’ünün ise kadınlarda görüleceği düşünülüyor. Başka bir ifadeyle, ABD’de yeni akciğer kanseri tanılarının kadınlarda erkeklerden daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, ancak bu bilgiler doğrultusunda  kadınlarda akciğer kanserinin her yerde arttığını söylemenin bilimsel olarak doğru olmadığını belirtiyor. Örneğin  American Cancer Society’nin 2026 verilerine göre, ABD’de akciğer kanserinin görülme sıklığı hem erkeklerde hem kadınlarda azalıyor; ancak 2013–2022 döneminde azalma erkeklerde yılda yaklaşık yüzde 3 iken kadınlarda yalnızca yüzde 1,3 olarak görülüyor. Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığındaki düşüşün erkeklere göre daha yavaş olmasının temel nedenleri arasında, kadınların sigaraya erkeklerden daha geç başlaması ve sigarayı bırakma eğiliminin de daha geç ortaya çıkması gösteriliyor.

Akciğer kanseri genç kadınlarda erkekleri geçti

Kadınlarda akciğer kanseriyle ilgili en dikkat çekici bulgulardan biri ise genç yaş gruplarında görülüyor. Öyle ki ABD’de yapılan geniş çaplı araştırmada, 35 – 54 yaşları arasındaki genç kadınlarda akciğer kanserinin görülme sıklığının genç erkekleri geçtiği gösterildi. Özellikle genç kadınlarda erkeklere kıyasla akciğer kanseri görülme oranlarının daha yüksek olmasının sebepleri konusunda kesin bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle sigara dışındaki çevresel maruziyetlerin, biyolojik ve genetik farklılıkların da araştırılması önem taşıyor.

 Kadınlarda artışın başlıca nedeni sigara!

Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının yükselmesinde sigara kullanımındaki artış başlıca nedeni oluşturuyor.  Tütün kullanımı hala hastalığın en önemli önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürüyor. American Cancer Society’nin 2026 verileri, kadınlarda akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 84’ünün sigara kullanımıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, bu nedenle akciğer kanserinden korunmada en etkili önlemin sigaraya hiç başlamamak,  sigara kullananların ise bırakmaları olduğunu söylüyor.

Sigara içmeyen kadınlar da risk altında

Sigara, akciğer kanserinin en önemli önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürüyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, ancak sigaranın tek başına risk etkeni olmadığı uyarısında bulunarak, “Pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon, asbest ve diğer mesleki kanserojenler de akciğer kanserinin gelişimine katkıda bulunabilmektedir. Bunun yanı sıra  biyolojik ve genetik farklılıkların da özellikle kadınlarda akciğer kanseri riskini etkileyebileceği düşünülmektedir. Ancak bu ilişkinin altında yatan mekanizmalar henüz tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir” diyor. Hiç sigara kullanmamış kadınlarda da akciğer kanserinin görülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Erkan Kaba,  “Bu nedenle ‘sigara kullanmıyorum, dolayısıyla akciğer kanseri olmam’ düşüncesi doğru değildir.  Ayrıca, korunma açısından kişinin yalnızca kendisinin sigara içmemesi yeterli değildir; evde ve çalışma ortamında pasif sigara dumanına maruz kalmaması da önemlidir” uyarısında bulunuyor.

 Çoğunlukla ileri evreye dek belirti vermiyor

Uzun süren veya niteliği değişen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik, akciğer kanserinin en sık görülen sinyalleri arasında yer alıyor. Akciğer kanserinde belirtilerin kadınlarda ve erkeklerde benzer olduğunu belirten Prof. Dr. Erkan Kaba, “Burada asıl önemli nokta, erken evre akciğer kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesidir. Bu nedenle belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek, erken tanı açısından doğru değildir” diye konuşuyor.

 “Hiçbir şikayetim yok” demeyin! 

Erken tanı akciğer kanserinde tedavinin şeklini ve en önemlisi hastanın yaşam şansını değiştirebiliyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, erken tanı için özellikle yaş ve sigaraya bağlı risk faktörleri bulunan kadınların, “Ben kadınım, akciğer kanseri erkeklerde olur”, “Hiçbir şikâyetim yok” düşüncesiyle taramadan uzak durmamaları gerektiğini vurguluyor.   Yüksek risk grubundaki kadınlarda düşük doz bilgisayarlı tomografiyle yapılan akciğer kanseri taramasının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkan Kaba, “50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kadınların yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranması, akciğer kanserinin erken saptanmasında kilit rol oynamaktadır” bilgisini veriyor.

Erken evrede tam şifa mümkün

Akciğer kanserinde tedavi; hastalığın histolojik tipine, evresine, moleküler özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre planlanıyor. Erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinin tedavisinde temel yöntemlerden biri cerrahi oluyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, uygun hastalarda ameliyatların robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler de uygulanmaktadır. Günümüzde erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde tam şifa mümkün olabilmektedir. Son yıllarda özellikle immünoterapi ve moleküler hedefli tedavilerdeki gelişmeler sayesinde   ileri evre hastalarda dahi umut vadeden sonuçlar elde edilmektedir.”

A9-A1-EE1-D-0-A48-4-C6-F-B8-FC-D41107929394