Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dimrit’ten Marmarabirlik’e Sert Tepki! ”Çiftçi Sadaka Değil, Emeğinin Hakkını İstiyor”

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde zeytin hasadı devam ederken, Marmarabirlik’in henüz alım fiyatlarını açıklamadan ürün kabulüne başlaması üreticilerin tepkisine neden oldu. Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, artan üretim maliyetleri, yüksek rekolte ve fiyat belirsizliğinin çiftçiyi ekonomik darboğaza sürüklediğini belirterek, Marmarabirlik yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Dimrit, “Zeytin dalda, çiftçi darda! Üretici bir yıl boyunca emek veriyor ancak hasat zamanı geldiğinde ürününün kaç lira edeceğini bilmiyor. Çiftçinin artık belirsizliğe tahammülü kalmadı” dedi.

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde zeytin hasadı devam ederken, Marmarabirlik’in henüz alım

Türkiye’nin önemli sofralık zeytin üretim merkezlerinden Bursa’nın Orhangazi ilçesinde, 2026-2027 zeytin alım sezonuyla birlikte üreticilerin fiyat beklentisi sürüyor. Bu yıl yüksek rekolte beklenen bölgede hasat çalışmalarına başlayan çiftçiler, bir yandan artan işçilik ve üretim maliyetleriyle mücadele ederken diğer yandan Marmarabirlik tarafından açıklanacak alım fiyatlarını bekliyor.

Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, yaptığı yazılı açıklamada zeytin üreticisinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Marmarabirlik, Tarım Kredi Kooperatifleri ve ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulundu.

“ÜRETİCİ DAHA ZEYTİNİ TOPLAMADAN BORCA GİRİYOR”

Zeytin üreticisinin yıl boyunca ciddi maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirten Dimrit, mazot, gübre, ilaç ve işçilik giderlerindeki artışın çiftçinin kazancını olumsuz etkilediğini söyledi.

Üreticinin hasat dönemine borç yüküyle girdiğini ifade eden Dimrit, “Bugün zeytin üreticisinin yaşadığı sıkıntıyı anlamak isteyen, masa başından kalkıp bir zeytin bahçesine gelsin. Mazot pahalı, gübre pahalı, ilaç pahalı, işçilik pahalı. Üretici daha zeytinini dalından indirmeden borca giriyor. Hasat zamanı geldiğinde ise işçi parasını, nakliyesini ve günlük giderlerini nasıl karşılayacağını düşünüyor. Zeytin dalda kaldığında zarar çiftçinin, topladığında masraf çiftçinin, fiyat düştüğünde yine zarar çiftçinin. Peki bu üretici ne zaman kazanacak?” ifadelerini kullandı.

“MARMARABİRLİK FİYAT AÇIKLAMADAN ÜRÜN ALIYOR”

Marmarabirlik’in alım fiyatlarını henüz duyurmamasına rağmen kooperatiflere ürün tesliminin başlamasını eleştiren Dimrit, bu durumun üreticiyi belirsizlik içinde bıraktığını vurguladı.

Dimrit, “Bölgemizde hasat başladı. Üretici zeytinini topluyor, kooperatifine teslim ediyor ama ürününün kaç lira edeceğini bilmiyor. Böyle bir ticaret anlayışı olabilir mi? Hangi üretici, bir yıl emek verdiği ürününü fiyatını bilmeden teslim etmek zorunda bırakılabilir? Çiftçinin bekleyecek gücü yok. İşçisine para ödeyecek, borcunu kapatacak, evini geçindirecek” dedi.

Marmarabirlik’in bölgedeki zeytin piyasasında belirleyici konumda bulunduğunu hatırlatan Dimrit, fiyat açıklamasının gecikmesinin yalnızca kooperatif ortaklarını değil, tüccara ürün satan diğer üreticileri de etkilediğini ifade etti.

“MARMARABİRLİK TÜCCAR DEĞİL, ÜRETİCİNİN KOOPERATİFİDİR”

Marmarabirlik yönetimine kooperatifçilik anlayışı üzerinden de eleştiriler yönelten Dimrit, kurumun öncelikli görevinin üreticinin ekonomik çıkarlarını korumak olduğunu söyledi.

Dimrit, “Marmarabirlik’i bugünlere getiren zeytin üreticisidir. Bu kurumun temelinde çiftçinin emeği, alın teri ve ortaklık iradesi vardır. Marmarabirlik sıradan bir tüccar değildir, üreticinin kooperatifidir. Kooperatifçilik, çiftçi kazandığında yanında durmak değil, çiftçi zorlandığında onun elinden tutmaktır. Üretici zarar ederken kooperatifin yalnızca kendi bilançosunu düşünmesi kabul edilemez. Çiftçi kooperatifine güvenemeyecekse kime güvenecek?” diye konuştu.

“YÜKSEK REKOLTE BEREKET OLMALI, FELAKET DEĞİL”

Bu sezon zeytin üretiminde yüksek rekolte beklendiğini belirten Dimrit, ürün miktarındaki artışın önceden öngörülebilir olduğunu ve buna yönelik hazırlıkların hasat başlamadan tamamlanması gerektiğini savundu.

Depolama, finansman ve pazarlama konusunda gerekli planlamaların yapılması gerektiğine işaret eden Dimrit, “Bu yıl zeytinin bol olacağı hasattan önce belliydi. Peki depolama kapasitesi neden önceden planlanmadı? Finansman neden hazırlanmadı? Pazarlama kanalları neden genişletilmedi? Bunlar hasat başladıktan sonra düşünülecek konular değildir. Yüksek rekolte çiftçi için bereket olmalıdır, felaket değil” ifadelerini kullandı.

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİNE ÇAĞRI

Tarım Kredi Kooperatifleri yetkilileriyle yaptıkları görüşmelere de değinen Dimrit, depolarda bulunan zeytinlerin satıldığı yönünde bilgi aldıklarını belirterek oluşan kapasitenin bölge üreticileri için değerlendirilmesini istedi.

Orhangazi ve çevresindeki üreticilerin ürünlerini pazarlamakta zorlandığını dile getiren Dimrit, Tarım Kredi Kooperatiflerinin zeytin alımında daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Dimrit, Tarım Kredi’den beklentilerinin yalnızca ürün alımı olmadığını, üretim maliyetlerini dikkate alan ve çiftçinin emeğini koruyan bir fiyat politikası uygulanmasını istediklerini kaydetti.

“ÇİFTÇİNİN FAİZ YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ”

Çiftçilerin üretim yapabilmek için borçlanmak zorunda kaldığını belirten Dimrit, tarımsal finansman maliyetlerinin de üretici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.

Devletin tarımsal üretimi desteklemek amacıyla daha güçlü ekonomik tedbirler alması gerektiğini savunan Dimrit, Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sağlanan temel tarımsal girdilerden kaynaklanan faiz yükünün kamu tarafından karşılanmasını talep etti.

Üreticinin hem artan maliyetleri hem de finansman yükünü tek başına taşıyamayacağını belirten Dimrit, çiftçinin üretimden uzaklaşmasının uzun vadede ülke tarımına da zarar vereceğini ifade etti.

“ÇİFTÇİNİN SABRINI DEĞİL, MALİYETİNİ HESAPLAYIN”

Açıklamasının sonunda Marmarabirlik yönetimi ve ilgili kurumlara seslenen Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, zeytin alım fiyatlarının bir an önce açıklanmasını, ödeme koşullarının netleştirilmesini ve depolama ile pazarlama sorunlarına çözüm bulunmasını istedi.

Dimrit, “Çiftçinin sabrını değil, maliyetini hesaplayın. Üreticinin ne kadar dayanabileceğini değil, nasıl ayakta kalacağını düşünün. Alım fiyatlarını açıklayın, ödeme koşullarını netleştirin. Çiftçi sadaka istemiyor, emeğinin hakkını istiyor. Bizim görevimiz de bu hakkın sonuna kadar takipçisi olmaktır” dedi.

Zeytin üreticisinin yalnız olmadığını vurgulayan Dimrit, çiftçinin üretime devam edebilmesi için bütün kurumların sorumluluk alması gerektiğini belirterek, “Bu topraklarda çiftçi ürettikçe Orhangazi kazanır, Türkiye kazanır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.